bozkır, bütün dikenler saplanmış bozkırın kalbine..çıkar çıkarabilirsen..yok umut olabildiğine bozkır var sadece..dikkatli bakarsan yakacak olarak kullanmak için sırtına çoban çıralarını yüklemiş yaşlı bir adam. tanrım bu ne..nefes almalıyım..su belki ya da kolum uzanırsa minibara 10 ytl lik bir bira..daha çok batıyor dikenler toprağın kalbine..kanatıyor..acıtıyor..ve rüzgar sert esiyor bozkırda..saat hep aynı kalıyor..bir çay geliyor bişey gidiyor ama zaman gitmiyor öylece üzerine kalıyor zaman çöküyor..eternal sunshine of the spotless mind ..senin yüreğinde bozkır gibi, ne tutunacak bir dal ne sığınacak kuytu bir köşe bulursun, ortada kalırsın tekbaşına...
tekbaşına bozkırda bir gece daha fazla korkutamaz beni senin yüreğinin yüzeyinde geçireceğim bir geceden.yeni kitabımın adı bu olsun : )
aman tanrım..dünya nasılda hor görüyorsun beni bizi..o bozkırdan bu bozkıra..ne zor bir gece..hakkatten
12 Mart 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder