17 Mart 2008 Pazartesi

kolye

Kadın oturdu, hemen yanına da adam..
Karşılarında da ben..
Erkendi henüz
Ne için erkendi henüz, ne için – ıı henüz değildi..
Çay içebilirdiniz yürüyebilirdiniz ama karpuz yemek için erkendi henüz, karpuz yenmez sabah sabah, ama sevişebilirdiniz koşabilirdiniz yani yapabilecek çok şey vardı ama çığlık atmadan,
dünyayı turlayabilirdiniz hatta ama çığlık atmadan, çığlık için erkendi henüz, çığlık atmadan olurmuydu, olurdu sabahtı..
Adam kadına bakmamak için her noktasına baktı otobüsün..gözün yaptığı bu kontrollü tur sırasında iki kez göz göze geldik..kadın duruyordu avuçları kapalı..
Sabahtı henüz kırılmak için çok sabahtı henüz yalan için de çok sabahtı gün çok tazeydi henüz taşıyamazdı henüz daha dünkü çocuktu gün ağzı süt kokuyordu günün..
Akşamdan mı kalmıştı kırgınlıkları..
O halde dün henüz bitmemişti onlar için. İki insan karşımda dünü yaşıyorken ben bugün de idim, bugüne geçememişlerdi..bir geçselerdi bir başlasalardı bu güne..gün aydın olur muydu ki?
Demek o yüzden di uzaklıkları bana..bu kalabalıkta kaç kişiydik bugünde acaba?
Kapadı gözlerini kadın, açtığında burada olmamayı diledi, iki adım öteye uyanmayı belki, başka bir zamana uyanmayı..açtığında gözlerini ordaydım ona gerçekliği hatırlatmak için zaman beni görevlendirmişti..aa ne büyük bir ironi..daha varlık sebebini bilemeyen ben size gerçeği hatırlatmakla görevlendirildim, kanımın son damlasına kadar gerçeğim, karşınız da duruyorum bene zeval olmaz.. olmamayı diledim..
İşe yaramamıştı..oradaydı kadın..tekrar kapatsın istedim..açtığında orda olmamayı diledim..boş koltuk aradım..kadın kapattığında gözlerini o boş koltuğa geçecektim, açtığında gerçek olacaktı ancak değiştirmiş olacaktık gerçeği, her şeyi hazırladım, hadi kapat gözlerini..kapatmadı kadın..
Okurken eğlendiren düşündüren yazılar okumaya başladı adam..
Okurken eğlendi mi? Düşünerek eğlenir mi insan?
Okurken takla attıran yazılar var mıdır?
Okurken yok eden yazılar üçüncü cümlede boyut değiştirdiğin yazılar olmak istedim…
Yola takıldı kadının gözleri avuçları kapalı..
Nerde kaldı gözleri, hangi rahat uykulu evin balkonunda kim bilir..belkide sessizce sürüklendi yatak odasına çoktan uyudu kimbilir..
Kim bilir şu benim avcumda sıkı sıkı tuttuğum henüz sabahken yolda bulduğum bir kadına ait olan kolye sizindir, o bahsi geçen bir kadın siz misiniz? Eğer sizseniz tanıyorum sizi.. henüz sabah başladım düşünmeye sizi..öylece yatıyordu kolye yerde ama yanında duran plastik eldiveni anlamadım..siz anlarmıydınız? Onu almadım..kolyeyi aldım ama eldiveni almadım..ama aklım eldivende kolye avuçlarım da..hep bıraktıklarımız kalıyor aklımız da değilmi? Öylece tüm gizemleriyle kalıyorlar bıraktıklarımızın arasında…kolyenin hükmü kalmıyor eldivenin gizemi altın da tüm varlığına rağmen eksik kalıyor hep…
Rüzgar da saçları dağılmayan kadınlar vardır siz onlardan değilsiniz…
Gitmem gerek benim bayan..hoşçakalındünde..

ömür

Hiç yorum yok: