7 Haziran 2008 Cumartesi

bir hezeyandan bir hezeyana koşarak ilerliyorduk o günlerde, yeni dolamıştık hezeyanı dilimize..sevdikte biraz, abarttık sanırım bu yüzden..

Nasıl oldu ömür hanım. Nasıl oldu da yeniden kapıldınız duygularınıza. Evet ömür hanım yanlış duymadınız, duygularınıza diyorum, unuttuğunuzu sandığınız duygularınızı. Bakın çıkıyor, hiç eksilmemişler. İki yıl, az değil ömür hanım iki yıl sonra kaldıkları yerden devam etmeye çalışıyorlar. Kaldıklarını sanıyorduk, durduklarını ya da vazgeçtiklerini. Vazgeçmemişler ömür hanım hem de hiç. Duruyorlar işte dimdik karşımızda. Hadi diyorlar ömür hanım HADİ! Gidebilecek misiniz? Ömür hanım peşlerinden, ne diyorsunuz? Salacak mısınız onları? Tırnaklarınızı geçirdiğiniz kanları üzerinde kurumuş duygularınızı ÖZGÜR! Bırakacak mısınız? Yaz bitti. Oturulmaz artık balkonda, zamanı geçti. Zamanı geçti mi ömür hanım? Aşık mısınız Ömür hanım? Yaz bitti ve geçti zamanı mı diyeceksiniz?
Kirlisin ömür hanım, çok kirlisin. Tırnaklarının arasına bak, kan var ömür hanım pislik var. Arınabilecek misin? O kirli ellerinle yeniden en baştan tertemiz olabilecek misin? O kadar diri olabilecek mi ömür hamım? Yoksa ölü bir çocuk mu doğuracaksın? Ve yürümesini mi bekleyeceksin ömür hanım? Bitmiş bir aşktan sonra doğacak tüm aşklar ölüdür ömür hanım? Ve ölüler ömür hanım! Yürümezler yalnızca gömülürler! Ölü bir çocuğu sevebilir misin? Ölü bir çocuğu sahiplenebilir misin ömür hanım?

Kaybettiklerim canlı, diri çocuklarım. Kaybettiklerim önemli, öyle sessizce kimsesiz kaybolmasına müsaade etmem ben. Haykırmalıyım önünde insanlığın, önce saygı duruşuna geçmeli kaybettiklerimin önünde insanlık sonra kaybolmalılar.

Saat sabahın 5 i. Ve ben düşünüyorum, zihnim yetiyor her şeyi düşünmeye. Nasıl da sığdırabiliyorum. Çaresizlikler geliyor gözümün önüne, bak yine aynı an, işte tam gözümün önünde plastik kovanın üzerindeki yazılar, aklımda içindeki soğuk su ve ateş ve yanışı kovanın ve buharlaşması suyun. Niye aşk diyince çaresizlik geliyor aklıma.
Uyandıklarında akşama dair bir bulantı duymamalı sarhoşlar ve aşıklar.

SAHNE!
IŞIKLAR!

…ve işte sahne senin..
Hey sana söylüyorum, sahne diyorum evet senin!

Yaşasın benim! Oldu işte oldu sonunda. Sahne benim.
O kadar yükseğe çıksam ki
Her şeyin üstüne
Herkes görse beni
Sende görsen

Hiç yorum yok: