çatlak bir ses..kuyudan gelen çatlak sese kulak verin.. Konuyla alakasızım bugün.. Konuya sonradan eklenmiş gibi değil de silinmişim üzerime yazılmış silintimin. Ama silintim canlı kalmış. Acı çekiyor yeni konunun altında. Zemin sıkıntısı çekiliyor bugünler de, boş ve yeni zemin yok bu nedenle silinip üzerine yazılıyor tüm öyküler. Ama hiç bir el öldüremiyor silintileri ve tüm silintiler acı çekiyor. Ne varlar ne yokların acısı. Silintilerin çığlıklarını dinle gece tam 03:00 da, silintinin ruhu dolanır.
Üç ayrı kadın var. Ormanın ıssızlığındalar. Üçü de ayrı yerde duruyor, üçünün de adı aynı. Karışmadan duruyorlar. Dünyayı değiştirecekler. Kopmuş insan kafaları var solumda. Önce koparılmış mavi , turuncu saçlar takılmış. Hepsi ölü. Mavi ne kadar canlıysa kafa o kadar ölü. Turuncu ne kadar parlaksa kafa o kadar soluk...
Ruhları böyle diriltemezsiniz! çatlak bir ses ormanın ıssızlığından...
Zeminsiz bir yeryüzünde kopmuş insan kafaları. Hepsi birbirine benziyor hepsi ölü. Ruhlar üst üste duruyor, ruhlar birbirine bulaşıyor, ruhlar anlaşılmaz bir sarmal. Ancak sağlı sollu ilerliyor tek şerit üzerinde ruhlar.
Üç kadın çalışıyor yeni temiz zemin açmak için ruhlara, unutturmak için tüm öğrenilmişlikleri yok etmek için perukları üç kadın üç ayrı yerden çalışıyor. Her ruha kendi öyküsünü yazması için uygun zemin verecekler ve ruhlar kendi hikayelerini yaratacaklar, üst üste durmayacak ruhlar ve nefes alacaklar. Sadece kendi öykülerini yazacak ve kendi bedenlerini üretecekler.
Üç kadın çalışıyor ormanın yalnızlığında.
Çatlak sese kulak verin..
Üç ayrı hikaye başlatacaklar..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder