Yaprak 1
Su damlası 1
(bir günü bir damlaya sığdırmak…)
Egomdan önce uyandım bugün, egomdan önce yola çıktım. Şemsiye ne komik bir icat. Egom yok şemsiyeye ihtiyacım var. Belki de tam tersi egom yok şemsiyeye gerekte yok. Egom uyuya dursun ben yürüyeyim yağmurda. Ya da tam tersi ben uyuyayım egom yürüsün. Islanır mıydı.. Onunda şemsiyeye ihtiyacı var mıydı? Egom uyuyor ben yürüyorum. Yeni öğrenmiş gibiyim yürümeyi. Sarılmak istiyorum yolda gördüğüm tüm canlılara. Egom olmadığını anlarlar mı? Biraz dikkatli baksalar evet. Ama anormal bir durum yok kimse bakmıyor bana sanki. Günaydın otobüs , günaydın bilet, günaydın yol, günaydın adam, günaydın deniz, günaydın mavi. Bugün tekim yolda, yanımdaki koltuk boş. Egom evde uyuyor yatağımda. Daha hafifim sanki biraz. Başım dönüyor gibi. Gelecekten daha öndeyim sanki, hayatımın sonuyum. Bekliyorum gelecek bana güvenle gelsin diye, sanki korkmasın diye gelirken yolun sonunda bekliyorum kucak açıyorum, düşecek gibi olursa koşup tutarım elinden. Ve tüm dünyayı sarabilirim. Sorun değil diyorum, sorun değil, sürekli bunu diyorum sorun değil. Egomun kucağında komplekslerim uyuyor, güvende ve sıcak. Egom şefkatle büyütüyor komplekslerimi.
Camlı binadan içeri girdim, güvenlik insanına günaydın diyorum.. günaydın diyor ve hemen arkasında egom ve yanında egomun eline bir çocuk gibi yapışmış komplekslerim duruyor.
Beni bekliyorlar…
13 Mart 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder